Rönesans, insanlık tarihinin en parlak dönemlerinden biri olarak anlatılır. Sanat, bilim ve felsefe bu dönemde yeniden şekillenir. Ancak bu anlatılar birkaç bakımdan eksik kalıyor. Çünkü tarihin merkezinde yalnızca erkekler yer almıyor. Rönesans’ın Görünmeyen Kadınları, bu eksik anlatının en önemli parçasını oluşturur. Bu dönemde her ne kadar kadınlar çoğunlukla ilham nesnesi olarak konumlandırılmış gibi görünse de durum pek de öyle değil.
Kadınlar üretimin her aşamasında aktiflerdi. Atölyelerde çalıştılar. Metinler çevirdiler. Bilgiyi taşıdılar ve çoğalttılar. Yine de isimleri kayıtlardan silindi.
Virginia Woolf bu durumu, “Kadınlar tarihte yok değildir, sadece yazılmamıştır” sözleriyle açıklar. Bu görünmezlik bir eksiklik değil, bilinçli bir tercihin sonucudur. Rönesans’ı anlamak için sessiz bırakılan bu kadınlara bakmak gerekir. Çünkü gerçek tarih, bastırılan seslerle tamamlanır.

Rönesans’ın Görünmeyen Kadınları ve Tarihsel Arka Plan

Rönesans dönemi, köklü bir zihinsel dönüşümü temsil eder. Antik bilgi yeniden keşfedilir. İnsan aklı merkeze alınır. Ancak bu merkez herkese eşit biçimde açılmaz. Rönesans’ın Görünmeyen Kadınları, bu dışlayıcı yapının doğal sonucudur. Toplumsal düzen erkek egemen kurallarla şekillenir.Toplum kadınların üretimini özel alanla sınırladı. Kamusal hafızayı bu özel alanın dışında tuttu. Dolayısıyla bu ayrımı bilinçli biçimde sürdürdü.

Kamusal üretim alanları kadınlara kapalıdır.

Buna rağmen kadınlar üretimin içindedir. Sofonisba Anguissola, saray çevresinde resim üretmiştir. Ancak sanat tarihine geç girmiştir. Bunun yanı sıra Artemisia Gentileschi, güçlü anlatılar kurmuştur. Yine de çağdaşları kadar tanınmamıştır. Bilim alanında da benzer bir tablo vardır. Kadınlar çeviri faaliyetlerinde görev alır. Antik metinlerin yayılmasını sağlar. Fakat isimleri kayda geçmez. Tarih yazımı seçici ilerler. Bu nedenle kadın emeği arka planda kalır. Rönesans anlatıları bu yüzden eksik şekillenir.

Görünmezliğin Ardındaki Nedenler

Rönesans döneminde iktidar belirli ellerde toplandı. Bu iktidar yalnızca siyasal değildi. Bilgi ve temsil gücü de bu yapıya dahildi. Erkekler kamusal alanı kontrol etti. Bu kontrol tarih anlatısını doğrudan etkiledi. Kadınların görünmezliği bilinçsiz gelişmedi. Toplum bu görünmezliği özellikle üretti. Çünkü güç paylaşımı risk oluşturdu. Kadınların üretimi mevcut düzeni tehdit etti. Dolayısıyla tehdit bastırılmak istendi.

Eğitim kurumları bu süreçte kadınları bilinçli olarak dışladı. Kadınları sistemli biçimde dışarıda bıraktı. Bilgiye erişemeyen kadın görünürlük kazanamadı. Görünürlük kazanamayan üretim kayıt altına alınmadı. Sanat ve bilim prestij sağladı. Prestij sosyal statü anlamına geldi. Sanat ve bilim alanlarını erkekler kendi kimlikleriyle özdeşleştirdi. Kadın üretimini tali kabul ettiler. Maalesef bu bakış açısı yaygın kabul gördü.

Toplum, kadınların üretimini özel alanla sınırlandırdı. Kamusal hafıza, özel alanı bilinçli biçimde dışarıda bıraktı. Bu ayrımı iktidarı elinde tutanlar özellikle korudu. Böylece kadın emeği görünmez kaldı. Tarih yazımını kazananlar yaptı. Kazananlar kendi benzerlerini merkeze aldı. Dolayısıyla da kadınlar anlatının dışında bırakıldı.


Peki Ama Bu Sessizlik Nasıl Bozuldu?

Kadın emeği uzun süre geri planda kaldı. Dolayısıyla bu tabloyu modern tarihçiler de sorgulamaya başladı. Araştırmacılar arşivleri yeniden taradı. Görmezden gelinen belgeleri gün yüzüne çıkardı. Sanat tarihçileri eserleri yeniden değerlendirdi. Üslup benzerliklerini karşılaştırdı. İmzaların ardındaki gerçek üreticileri ortaya koydu.

Aynı zamanda tüm bunlar yaşanırken feminist sanat tarihi de belirleyici rol oynadı. Burada Linda Nochlin gibi önemli isimler sanat tarihinin taraflı yapısını açıkça sorguladı. Dolayısıyla da bu sorgulama yeni bir bakış açısı yarattı. Bu çalışmalar akademik dönüşümü hızlandırdı. Rönesans’ın Görünmeyen Kadınları bu sayede görünürlük kazandı. Sergiler kadın sanatçılara alan açtı. Yayınlar yeni anlatılar kurdu. Eğitim içerikleri güncellendi. Değişim geçmişi yeniden anlamayı sağladı. Tarih tek sesli olmaktan uzaklaştı.

Yüzyıllar boyunca aynı mücadeleleri vermek yaralayıcı olsa da şunu hatırlamak gerekir; tarih, görünmez kılınan kadınlar hatırlandığında tekerrür etmekten çıkar.


Bir Cevap Yazın

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin