Bugün 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü! Türk kahvesi, mis gibi kokusu, incecik köpüğü ve daha ilk yudumda insanın içini ısıtıyor. Aynı zamanda kültürümüzün en özel ritüellerinden biri olmayı yüzyıllardır sürdürüyor. “Kırk yıl hatırı var” sözünü boşuna söylememiş atalarımız… Çünkü Türk kahvesi çoğu zaman bir içecekten çok daha fazlası.
Benim için de öyle. Ne zaman kısa bir nefes almak, zihnimi toplamak veya günün koşturmacasında küçük bir mutluluk molası yaratmak istesem, elim hep Türk kahvesine gider. Köpüğünü izlemek, pişerken çıkan o tanıdık sesi duymak bile başlı başına bir huzur kaynağı. Belki de bu yüzden Türk kahvesi günü, yılın en güzel bahanelerinden biri.
Mavi Flamingo Milor Yorumluyor: Telveyle Sunulan Tek Hikâye
Telvesiyle hazırlanan tek kahve çeşidi olmasının ayrı bir büyüsü var. Türk kahvesi, taze çekilmiş çekirdeklerin cezvede ağır ağır kaynamasıyla kendine has bir gövde kazanır. Bu yoğunluk, dünyanın dört bir yanında pek çok kahve çeşidinden daha derin bir tat bırakır.
Ama işin bizim için asıl özel kısmı sunumunda gizli. İncecik fincanlar, minik bir su, kimi zaman lokum, kimi zaman çikolata… Bir fincan kahveyi ikram ederken aslında misafire duyulan sevgiyi, özeni ve misafirperverliği de gösteririz. Çünkü Türk kahvesi yalın bir içecek değildir; gelenekten bugüne taşınmış bir misafir ağırlama dili gibidir.
Osmanlı döneminden günümüze uzanan bu köklü kültür, zamanla yalnızca saraylarda değil, evlerde, sokaklarda, mahalle kahvelerinde ve dost sohbetlerinde yer buldu. Her fincan, kimi zaman uzun sohbetleri başlatan; kimi zaman hayatın telaşına kısa bir “dur” diyen küçük bir törendir. Bugün Türk kahvesi günü tam da bu nedenle özel: Kahvenin tarihini, kültürünü ve günlük yaşamımızdaki yerini hatırlatıyor.
5 Aralık Artık Daha Özel!
Yaptığım birkaç okumaya göre Türk kahvesinin kavrulma şekillerine göre içeriklerinde tat ve koku maddeleri değişiyormuş. Örneğin hafif kavrulmuş Türk kahvesinde 50 tat varken, çok kavrulmuş kahvede 65 farklı tat ve koku bulunuyormuş. Bir de bunun yanı sıra kakuleli, damla sakızlı, dibek veya tarçınlı gibi de birçok çeşidi bulunuyor.
Türk kahvesinin her bir aroması, kavrulma derecesi ve sunum detayı aslında hep aynı şeyleri hatırlatıyor. Bir fincan kahve bazen bir sohbetin başlangıcı bazen de bir gün sonu değerlendirmesi…

Defter Kalemleri Hazırlayın: Bol Köpüklü Türk Kahvesi Tarifi
Bol köpüklü bir Türk kahvesi yapmak kulağa ustalık işi gibi geliyor olabilir; oysa birkaç küçük püf noktasıyla herkesin kolayca hazırlayabileceği bir lezzet. Ölçüyü doğru alıp cezveyi acele etmeden ocağa koyduğunuzda kahvenin ağır ağır kabarıp yüzeye çıkan köpüğü zaten kendiliğinden oluşuyor.
Ben yine de gününüze keyif katacak o müthiş köpüklü kahvenin tarifini bırakıyorum:
Ölçüler:
1 fincan soğuk su (Soğuk olması oldukça önemli)
1 tatlı kaşığı Türk kahvesi
İsteğe bağlı olarak şeker
Yapılışı:
Cezvenin içerisine soğuk suyu, Türk kahvesini ve kullanıyorsanız şekeri ekleyip hafifçe karıştırın. Ocağa alın ve kısık ateşte kahvenin kenarlarından hafif kabarmaya başlayana kadar pişirin. Köpük iyice yükselmeden ocaktan alın ve fincana aktarın. Afiyet olsun.
Küçük Molaların Büyük Etkisi
Bugün, sadece bir kutlama değil; aynı zamanda bizi yavaşlamaya davet eden bir hatırlatma. Bir fincan kahve önce zihni sakinleştirir, sonra da kalabalığın içinde kendimize ayırdığımız o mini alanını yaratır. Evde tek başına içtiğimiz bir kahve bile günü başka bir ritme sokabilir. Üstelik çoğumuzun minik dostları da bu ritmin sessiz tanıklarıdır. Kahve hazırlama telaşını merakla izleyen kediler, ayaklarımızın dibine kıvrılan köpekler… Onlar kahveyi değil ama o sakinliği çok iyi tanır.
Bugün kahvenizi içerken derin bir nefes alın; bıraktığınız yerden değil, hissettiğiniz yerden devam edin. Küçük molaların büyük etkisini hatırladığınız bir gün olsun.

